Bir cumhuriyet projesiydi

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Eğitim-Sen Çaycuma Temsilciliği tarafından düzenlenen Köy Enstitülerinin 76. yılı kutlama etkinliğine katılarak bir konuşma yaptı.

Eğitim-Sen Çaycuma Temsilciliği, Çaycuma Belediyesi işbirliğiyle Köy Enstitülerinin kuruluşunun 76. yılı kutlandı. Belediye SEKA Sosyal tesislerinde yapılan etkinliğe Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, CHP Çaycuma İlçe Başkanı Tuncay Akyol, ADD Çaycuma Şube Başkanı Kıvılcım Kalyoncu’nun yanı sıra Köy Enstitüsü mezunu öğretmenler, Eğitim-Sen üyeleri ve kalabalık bir eğitimci topluluğu katıldı. Burada bir konuşma yapan Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, “Çok güzel bir günde eğitimin gencecik fidanlarıyla, ulu çınarları bir arada. Bugün eğitimin ne olduğunu tartışmanın normal bir şey olduğunu düşünüyorum. Sahip olduğumuz ya da olamadığımız her şeyin altında eğitim var. Köy Enstitüleri bir cumhuriyet projesiydi. Yüz yıla yaklaşan cumhuriyet hayatımızda geldiğimiz yer maalesef hayal kırıklığıdır. Pek çok zorluğun aşılmasına, ulaşımda, iletişimde, bilişimde büyük ilerlemeler olmasına karşın, eğitimi yüz yıllar öncesine geri döndürmeye çalışan bir yaklaşımı anlamakta zorluk çekiyorum. Bu durumu aşabilmek için herkes, yaptığı her işin daima en iyisini yapmalı. Biz de belediye olarak buna uğraşıyoruz. Gençleri sporla, bilimle buluşturacak çalışmalar tasarlıyoruz. Bu durumdan ancak bilimin aydınlığıyla çıkabiliriz. Bizler eğitimin çınarlarından bunu öğrendik. Bu güzel buluşmayı sağlayan Eğitim-Sen’e teşekkür ediyorum” dedi.

ÇOK ÖZGÜN BİR EĞİTİM KURUMUYDU

Öte yandan Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Köy Enstitüleri’nin 76. yılı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Kantarcı mesajında şu ifadelere yer verdi: “Köy Enstitüleri Türk eğitim tarihinin en değerli projelerinden biridir. ‘İş içinde, iş için eğitim’ şiarıyla yola çıkan Köy Enstitüleri, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal koşullara göre kurgulanmış çok özgün bir eğitim kurumuydu. Kurulduğu yıllarda, ülke nüfusunun büyük çoğunluğu okullaşma oranı son derece düşük köylerde yaşıyor, ilkel tarım yöntemleriyle yaşamını sürdürmeye çalışıyordu. Geliştirilen proje ile hem köylerde açılması planlanan okullara öğretmen yetiştirilecek, hem de bu öğretmenlere öğretilen modern tarım teknikleriyle Anadolu’da tarımın gelişmesi sağlanacaktı. Bu kurumlarda yetişen öğrenciler, yalnızca eğitimciliği ve tarımı değil hayatı da öğreniyordu. Her biri mutlaka bir müzik aleti çalıyor, dünya edebiyatının, sanatının seçkin eserleriyle tanışmaları sağlanarak bir kültür insanı olarak da yetiştiriliyorlardı.

KÖYDEN KENTE GÖÇLER ÖNLENMİŞ OLACAKTI

Siyasi çıkarlar baskın çıktı, proje hızla sonlandırıldı. Önce sıradan öğretmen okullarına dönüştürüldü, daha sonra da tümden kapatıldı. Şayet Köy Enstitüleri kapatılmamış olsaydı, tarımsal kapasitemizin şimdikinden çok daha yüksek olacağı tartışmasızdı. Bu sayede köylerden kentlere göçler de önlenmiş olacağı için, çarpık şehirleşmenin ortaya çıkardığı gettolaşma, yabancılaşma, şiddet, işsizlik, yoksulluk, doğanın amansız tahribi gibi bin türlü sorunla belki de boğuşuyor olmayacaktık. Tarım topraklarının korunması birincil öneme sahip olacağı için çok daha sağlıklı bir çevrede yaşıyor olacaktık. En önemlisi de Köy Enstitüleri’nin ışığıyla aydınlanan Türkiye, okuryazarlık sorununu çok daha önceden çözmüş, hurafelerin değil bilimin egemen olduğu, terörün şiddetin kendine taban bulamadığı bir ülke olacaktı. Ne yazık ki bu şans kullanılamadı. Ülkemizin bu deneyimden gerekli dersleri çıkararak kendi sosyolojik yapısına en uygun ve üretim hedefli bir eğitim modeli geliştirmesi en büyük dileğimdir. Bu duygularla Köy Enstitülerinin 76. yılını kutluyor, eğitimizin ulu çınarları olarak aramızda bulunan Köy Enstitüsü mezunu öğretmenlerime saygılar sunuyorum.”

 


 

PAYLAŞ


 


 

 

 

 

   Bülent KANTARCI

    BELEDİYE BAŞKANI
       

      Başkanın Mesajı
      Özgeçmiş
      
      

 
       Kent Rehberi
 
    Nöbetçi Eczaneler
       Kurum ve Kuruluşlar
       Hastaneler
       Gezi Alanları
       ...