Eşsiz insan, büyük lider

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı: “Onu, her zamankinden daha fazla hasret, şükran duyguları ve rahmetle anıyorum”

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı Atatürk’ün ölümünün 78. yılı nedeniyle yayımladığı mesajda, “Hiç demokrasi geleneği olmayan bir ülkede, ‘Cumhuriyet rejimi, demokrasi sistemiyle idare edilen devlet şeklidir’ diyerek, yepyeni bir devlet kuran öncü güçtü. Yüzyıllardır tebaa ya da ahali sayılarak küçümsenen insan topluluğundan, ‘Egemenlik kayıtışız şartsız milletindir’ diyerek bir ulus yaratmayı başaran eşsiz bir dehaydı. Her köşesinden kan ve barut kokusu yükselen bir dünyada, bir cepheden diğerine koşmaktan yorgun düşmüş ülkesine, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ şiarıyla, tarihinin en uzun barış sürecini yaşatan bir barışseverdi. Şeyhlerin, mollaların, hurafenin hüküm sürdüğü topraklarda, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyerek modern eğitimin, bilimin temellerini atan başöğretmendi. Yüzyıllardır tekçi düşüncelerin hâkim olduğu, despotik rejimlerle yönetilen bir ülkede, “Laiklik, tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü demektir. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan alıyoruz” diyerek egemenliği metafizik güçlerin elinden alıp, insan aklına ve vicdanına teslim eden büyük mücadele insanıydı” dedi.

O BİR AYDINLANMA SAVAŞÇIYDI

Başkan Kantarcı mesajını, “Hurafelere dayalı bir hukuk sistemini, ‘İstiklal, istikbal, hürriyet, her şey adaletle kaimdir’ diyerek, temelini akıl ve toplumsal ihtiyaçların oluşturduğu laik hukuk sistemiyle değiştiren bir aydınlanma savaşçıydı. 15 Temmuz’u daha o vakitlerde görmüş gibi, ‘Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır’ diyerek, bizleri bekleyen tehlikelere on yıllar öncesinden işaret eden büyük devlet adamıydı. Her türlü sanatsal yaratının günah sayıldığı bir ülkede, ‘Sanatsız kalmış bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ diyerek modern Türk sanatının önünü açan eşsiz kültür adamıydı. Savaşlardan, yoksulluktan bitap düşmüş, ‘hasta adam’ ilan edilmiş bir halka, ‘Başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, çalışkanız, zekiyiz’ diyerek yeni bir ruh ve heyecan verip ayağa diken ulu önderdi. Neredeyse her ülkenin başında bir başka diktatörün bulunduğu bir dünyanın, biat kültürünün tartışmasız egemen olduğu coğrafyasında, ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti ebediyen payidar olacaktır’ diyerek, tek adamlığa en başından karşı çıkan; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yaratmayı her şeyin üstünde gören gerçek demokrattı” cümleleriyle sürdürdü.

EŞSİZ BİR SİYASET ADAMI GERÇEK BİR DÜNYA LİDERİYDİ

Başkan Kantarcı mesajına, “Kadınların seçme-seçilme, çalışma, miras haklarından yoksun bırakılarak toplumsal yaşamın dışına itildiği bir ülkede, ‘İnsanlar kadın ve erkek denilen iki türden oluşur. Bu kütlenin bir parçasını ihmal ederken diğerini ilerletmek kabil değildir’ sözleriyle kadın-erkek eşitliğine vurgu yapmakla kalmayıp, toplumsal yaşamın her alanında erkeklerle eşitleyen eşsiz siyaset adamıydı. Birleşmiş Milletler tarafından, ‘Uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi. Olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir inkılapçı, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder. İnsan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü. Bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayırımı gözetmeyen, eşsiz devlet adamı” sözleriyle selamlanan bir dünya lideriydi. Tüm bu vasıfları üzerinde toplayan Mustafa Kemal Atatürk’ü, ölümünün 78. yılında, her zamankinden daha fazla hasret, şükran duyguları ve rahmetle anıyorum” diyerek son verdi.