Belediye Başkanımız Bülent Kantarcı basından sansürün kaldırılmasının 108. yılı nedeniyle yaptığı açıklamada, “Gazetecilerin özgürce görev yapamamaları, vatandaşların kamu gücünü yeterince denetleyememesine, ülkede şeffaflığın sağlanamamasına yol açmaktadır. Bu görünüm hızla değiştirilmeli, basın özgürlüğü evrensel standartlara yükseltilmelidir” dedi.

Belediye Başkanımız Bülent Kantarcı basından sansürün kaldırılmasının 108’inci yılı nedeniyle bir açıklama yayımladı. Başkan Kantarcı açıklamasında, “Türkiye’de, 24 Temmuz 1908’de gazeteler ilk kez sansürsüz olarak basıldı. Gazeteciler 1971 yılına kadar, bugünü, ‘Basın Bayramı’ olarak kutladı. Basın örgütleri, 12 Mart darbesinden sonra uygulanan sansüre ve baskılara dikkat çekmek için 24 Temmuzları bayram olmaktan çıkararak ‘Geleneksel Gazeteciler Günü ve Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü’ olarak ilan etti. Bugün ülkemizde gazeteler ve gazeteciler en zor günlerini yaşıyor. Gazetelerin tirajları hızla düşüyor, yüzlerce televizyon kanalı yayında olmasına karşın adeta tek televizyon kanalı varmış gibi tek sesli yayın yapılıyor. Yalnızca ekonomik nedenlerle değil, farklı yayın anlayışları nedeniyle gazeteler, televizyon kanalları, radyolar kapanıyor, binlerce gazeteci işsiz kalıyor. Yerel basın ise resmi ilan uygulamasında sürekli ağırlaştırılan koşulla ve diğer mali nedenler dolayısıyla adeta can çekişiyor” dedi.

MUHALİF BASINA ADETA GÖZ AÇTIRILMIYOR
Kantarcı açıklamasını, “Gazeteler aynı zamanda ciddi bir özgürlük sorunu yaşıyor. Basın meslek örgütlerinin raporlarına göre, geçtiğimiz bir yılda gazetecilerin sanık veya davalı olduğu en az 166 yargılama yapıldı. 154’ü ceza davasında olmak üzere 400 gazeteci yargılandı. Geçtiğimiz yıl gazeteciler toplamda 178 yıl 6 ay 9 gün hapis cezasına çarptırılırken, toplamda, 148.380 TL adli para cezasına mahkûm edildi. Yine bir meslek örgütünün düzenlediği ‘Gazetecilerin Sansür ve Otosansür Kişisel Deneyim Anketi’nde, katılımcıların yüzde 80,8’i sansüre uğradığını, %78,7’siyse otosansür yaptığını bildirdi. 2019 yılında basın yayın kuruluşlarına RTÜK’ten 20 idari yaptırım kararı çıktı. Toplamda 1.033.864 TL idari para cezası kesildi, 16 defa yayın durdurma cezası verildi. Bunlar yetmezmiş gibi durumdan vazife çıkaran Basın İlan Kurumu muhalif basına bu zamana değin görülmedik denli resmi ilan kesme cezası uygulayarak mali kaynaklarını kısıtladı” diyerek sürdürdü.

EN KIDEMLİ GAZETECİLERİN BİLE SARI BASIN KARTI TALEBİ AYLARCA BEKLETİLİYOR
Basının görev yapamadığı sürece kamuoyu denetiminden ve şeffaflıktan söz edilemeyeceğini söyleyen Kantarcı açıklamasını, “17 Temmuz 2020 itibarıyla, Türkiye’de en az 93 gazeteci ve medya çalışanı, tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor. Son birkaç yılda işinden edilen gazeteci sayısının 10 binin üzerinde olduğu söyleniyor. En kötüsü de şu ki, halen görev başında olan, ülkenin en deneyimli gazetecileri de içinde de muhalif pek çok gazetecinin sarı basın kartı talebi uzun zamandır yanıtlanmayarak gazetecilikleri sorgulanıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Gazetecilerin özgürce görev yapamamaları, vatandaşların kamu gücünü yeterince denetleyememesine, ülkede şeffaflığın sağlanamamasına yol açmaktadır. Bu görünüm hızla değiştirilmeli, basın özgürlüğü evrensel standartlara yükseltilmelidir. Bu sağlanamadığı sürece üçüncü dünya ülkesi görüntüsünden kurtulmamız mümkün değildir. Bu duygu ve düşüncelerle kamuoyunun gerçekleri öğrenebilmesi için onuruyla görev yapan tüm gazeteci arkadaşlarımın bugünü kutluyor, onlarla dayanışma içinde olduğumu bildiriyorum” dedi.

 

 

 

 

 


 

PAYLAŞ


 


 

 

 

 

   Bülent KANTARCI

    BELEDİYE BAŞKANI
       

      Başkanın Mesajı
      Özgeçmiş
      
      

 
       Kent Rehberi
 
    Nöbetçi Eczaneler
       Kurum ve Kuruluşlar
       Hastaneler
       Gezi Alanları
       ...