Haberler

Tarihi dostluk köprüsüne eklenen yeni ve güçlü bir halka

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı Japon Hükümetinden yerel kalkınmayı sağlamak için düzenlediği ‘Yerel Kalkınma Hibe Programı’ndan kazandıkları hibenin imza töreninde yaptığı konuşmada, “Coğrafi uzaklığa, kültürel farklılıklara karşın Türk ve Japon halkı birbiriyle hep dost olmuş örnek bir kardeşlik sergilemiştir. Bugün burada atılan imzalar, bu tarihi dostluk köprüsüne eklenen yeni ve güçlü bir halka olacaktır.” dedi. Başkan Kantarcı konuşmasında şunları vurguladı:
“JAPONYA KENDİ RENGİNİ, KÜLTÜRÜNÜ KORUYARAK TEKNOLOJİK DEVRİM YAPABİLMİŞ NADİR ÜLKELERDEN”
Sayın Büyükelçi, değerli konuklar, hepinizi şahsım ve Çaycuma Belediyesi adına saygıyla selamlıyorum. Yaptığı örnek uygulamalarla Belediyecilikte bir model olmaya doğru giden Çaycuma Belediyesinin, bir projesinin Japon Büyükelçiliği tarafından destekleniyor olmasından büyük bir mutluluk duyuyorum. Kişi olarak Japonya ile duygusal bağlarım var, çünkü oğlum orada yaşıyor. Zaman zaman onu ziyarete gittiğim ülkenizden, her defasında başka bir ilham alarak dönüyorum. Bir kardeş evi olarak gördüğüm Japonya’yı, kendi rengini, kültürünü koruyarak teknolojik devrim yapabilmiş nadir ülkelerden biri olması nedeniyle çok önemsiyorum.
“JAPONYA ‘KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL HAREKET ET’ PRENSİBİNİ ÖDÜNSÜZ UYGULADI”
Önemsiyorum, çünkü Japonya, bizim tam da Çaycuma’da yapmaya çalıştığımız gibi modernleşmeyi bir taklit olarak ele almadı. İnsanlığın ortak değerlerini kendi kültürel değerleriyle harmanlayıp muazzam bir sentez oluşturmayı başardı. Dev şehirleri bir yandan teknolojinin tüm olanaklarından yararlanan akıllı kentlere dönüştürürken yerel mimarisini koruması başlı başına bir başarı öyküsü oldu. Geleneksel sanatları ve toplumsal değerleri koruyarak kültürünü yeni kuşaklara aktarmayı başaran Japonya ‘Küresel düşün, yerel hareket et’ prensibinin ödünsüz uygulayıcısı olarak, hepimize örnek oldu.
FUKUŞİMA NÜKLEER KAZASINDA HAYATINI KAYBEDENLERİ SAYGIYLA ANDI
Doğal afetlere karşı geliştirdikleri çözümlerle toplumsal hazırlık kültürünü dünya standartlarının çok üzerine çıkaran Japonya, sürekli afetlere maruz kalan Türkiye gibi ülkeler için eşsiz bir rehber niteliği taşıyor. Bu vesileyle, 11 Mart 2011’de Japonya’nın kuzeydoğusunu vuran ve Toohoku kıyılarını yerle bir eden deprem ve tsunamide kaybettiğimiz canları da saygıyla anmak isterim. 9,0 büyüklüğündeki bu büyük felaket yalnızca on binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açmakla kalmadı, aynı zamanda Fukuşima nükleer kazasını tetikleyerek modern tarihin en ağır afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Felaketin 15. yılında hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, yakınlarını kaybeden Japon halkına bir kez daha taziyelerimizi iletiyorum. Bu büyük acının ardından Japonya’nın gösterdiği dayanışma, disiplin ve yeniden ayağa kalkma iradesi tüm dünyaya örnek olmuştur.
“JAPONYA’DAKİ EKOLOJİK HASSASİYET VE UYGULANAN ÇEVRE POLİTİKALARI BENİ ÇOK MUTLU ETTİ”
Bazı kentlerini gezdiğim Japonya’da, şehirlerin yayayı, bisikleti ve toplu taşımayı merkeze alan bir anlayışla kurgulanmış olmasından, bir Belediye Başkanının yanı sıra bir mühendis olarak da çok etkilendiğimi söylemek isterim. Standartları çok yüksek karayollarının yanı sıra dünyanın en verimli demiryolu ağına sahip olması, Japonya’nın insanına verdiği değeri de gösteriyor. Dünya bir ekolojik felaketin eşiğindeyken, gezip gördüğüm Japonya’daki ekolojik hassasiyet ve uygulanan çevre politikaları beni çok mutlu etti. Öyle ki, son derece dar alanlarda bile yeşil kuşaklar oluşturulan ülkede, atık yönetimi ve geri dönüşümdeki toplumsal disiplin, bizler için bir referans niteliği taşıyor.
“KIRSAL BÖLGELER İÇİN GELİŞTİRİLEN KALKINMA MODELİNİ ÇAYCUMA’DA DA UYGULAMAK İSTERİM”
Önemsediğim bir diğer husus da şu: Japonya’da yaptığım görüşmeler sırasında, kırsal bölgelerin canlandırılması ve yerel ekonomilerin desteklenmesi için ciddi stratejiler uygulandığını öğrendim.
Özellikle çeperdeki bölgelerin kendi ayakları üzerinde durabilmesi adına başarılı uygulamalar sunan bu modeli, iyi uygulama örneği olarak, Anadolu’nun şirin bir ilçesi olan Çaycuma’ya da uyarlamak isterim. Büyükelçiliğinizin yerel kalkınma birimiyle bu konuları da görüşüp, daha detaylı bilgi sahibi olmaktan ayrıca mutluluk duyacağım.
“ÇAYCUMA’YI AYNI EKOLOJİK HASSASİYETLE PLANLIYORUZ”
Övünçle söylemek isterim ki, Japonya’nın bu disiplinli kalkınma modelini bir ölçüde de olsa Çaycuma’da uygulamaya çalışıyoruz. Kendi yerel şartlarımıza uygun bir planlama yapıyor, kent kimliğini koruma, geliştirme süreçlerinde birbirine benzer politikalar uygularken, kenti aynı ekolojik hassasiyetle planlıyoruz.
“KÜLTÜREL FARKLILIKLARA KARŞIN TÜRK VE JAPON HALKI BİRBİRİYLE HEP DOST OLDU, ÖRNEK BİR KARDEŞLİK SERGİLEDİ”
Bu hibe desteğini, sadece bir projenin finansmanı değil, aynı zamanda kökleri 1890’da Ertuğrul Fırkateyni ile atılan, zor zamanlarda birbirine el uzatan iki halkın sarsılmaz dostluğunun yeni bir nişanesi olarak görüyorum. Coğrafi uzaklığa, kültürel farklılıklara karşın Türk ve Japon halkı birbiriyle hep dost olmuş örnek bir kardeşlik sergilemiştir. Bugün burada atılan imzalar, bu tarihi dostluk köprüsüne eklenen yeni ve güçlü bir halka olacaktır. Bu anlamlı destek ve iş birliği için başta Sayın Büyükelçi olmak üzere, emeği geçen tüm büyükelçilik çalışanlarına içtenlikle teşekkür ediyor, iş birliğimizin başka konularda da gelişerek sürmesini diliyor, hepinizi saygılar sunuyorum.